reklam

7 Mart 2017 Salı

Doğum Hikayesi

Son 10 gündür her akşam yaptığım gibi o akşam da belki bu gece doğururum diyerek duş aldım, evi topladım öyle uyudum. Sabah 6.20 de sancıyla uyandım. Önce yalancı sancılardan biri sandım ama yataktan kaldıracak kadar şiddetliydi. Ömer de farkı anlamış olacak ki sancının geldigi saati aklında tutmuş:) Sancı dindiğinde az bekledik devamı gelecek mi diye, 6 dk sonra tekrar geldi. Bir 6 dk sonra da 3. sancı. Kalktım duş aldım,giyinip makyaj bile yaptım. Sonraki 1 saat boyunca sancılar ortalama 5-6 dk ara ile gelmeye devam etti. Şiddetli, epey inletiyor fakat 45-50 saniye kadar sürüp kesiliyor ya, sonraki sancıya kadar gayet neşeliyim, gülüp oynuyorum ben, acayip mutluyum. Doğuma kadar böyle gidersem benden iyisi yok ya deyip deyip keyiflendim. Harika bir doğum hikayem olacak diye de düşündükçe daha da şenlendim. Kahvaltı da yapalım öyle çıkalım dedik ama o sıra sancılar 3-4 dk da 1 e düşünce açılma 4-5 cm olmuştur ya diye düşündüğümden ağzımıza çok acele bir şeyler atıp çıktık hemen. Evden çıkarken sancıyla uyandığımın üzerinden 2 saat geçmişti. Yani artık hastaneye gitmek için de erken değildi. Hastaneye gidince poliklinikteki kıza doğurmaya geldim ben dedim gülerek, öyle hevesliyim. Birkaç saate kızımı görecem, ben neşeli olmayayım da kimler olsun di mi? Bu arada beni yalancı çıkaracak diye mi bilmiyorum hastanede sancılar kesildi yaklaşık 1 saat (nst ye bağlı olduğum süre). doktor nst yi gördü, sancın yok dedi ama o sıra tekrar başladı sancılar. Vajinal muayene yaptı ve acilma daha 1.5 cm di! Neyin sancısı o zaman bu böyle ya diye bi moralim bozuldu tabi. Git guzel bir kahvalti yap, kahve iç ve gel tekrar nst ye bağlan dedi. Of of isimiz uzun. Neyse kahvaltıdan sonra bir nst daha ve tekrar muayene. Bingo! Sancım vardı( çok düzenli olmasa da, açılma 2 cm ve bebek de kanala yerleşmiş sonunda. Seni yollamak istemiyorum, bence yatışını yapalım çünkü bu bebek bugün doğar gibi dedi. Ben eve gitmekte ısrar edince doktorum en ufak bir problemde veya sancıların şiddetlenmesi halinde hemen hastaneye geleceğime dair kağıt imzalamamı istedi. Neyse o zaman yatış yapalım bari dedik usul usul. Dr  süreci rahat geçirmem için epidural önerdi, doğumu hızlandırmak için de suni sancı çünkü daha 2 cm açılmada ben yerlere yatacak gibi oluyordum. 10 cm e gelmesi 24 saat sürebilirdi ve bu başlangıç sancılarını bile bu denli hissetmem doktoru düşündürmüştü. Ben dayanırım sancıya, o kadar da kötü değil dedim. Hayatımda kaç kere yaşayacağım ki bu anları, her anını hissetmek, dolu dolu yaşamak istiyorum diye düşündüm. Aklımdan zorum varmış sanırım.
Odaya çıktık, hemşire giyeceğim önlüğü getirdiği sıra bi sancı daha vurdu, ben dizlerimin üzerine çöktüm nefes aldım ve sancının geçmesini bekledim. Hemşire "daha şimdiden böyle kıvranıyorsan doğum sancın başlayınca napıcan sen?" deyince bi tırsmadım değil hani. Neyse üzerimi giyindim nst ye bağlandım ve anneme haber verdim. Acele etmeyin daha akşamı bulur benim doğurmam dedim ama ben arar aramaz çıkıp geldiler. Annemin yanında bile rahat edemedim o gün. Normalde herkes yanımda olsun, hayatımın belki de en önemli gününü herkesle paylaşayım istedim hep. Aylarca herkese nasıl haber veririm, Anadolu yakasındaki kuzenlerim nasıl gelir, vaktinde yetişir mi diye düşündüm durdum ama o gün her şey değişti. Yanımda Ömer'den başka kimseyi istemedim. Ilerleyen saatlerde annemi odadan kovduğum bile doğrudur:) Anadolu yakasinda oturan ve tüm gün fotoğraf ve videolarımı çekecek olan kuzenime bile öğleden sonra haber verdim akşam doğuracağım ama sakın erkenden gelmeyin diye de tembihledim.
Öğle saatlerinde sancılar şiddetlenmeye başladı. Ooh açılma hızlandı diye seviniyordum. Annemle sohbet ediyordum, bolca yürü, hareket et dediler ya, ben odada dans bile ettim. Annem de o hallerimin bir kısmını videoya almış:) Tam 3 hafta oldu doğum yapalı ve şimdi o videolari izleyince ne kadar da rahatmışım o saatler diyorum içimden. Bu arada sık sık gelip açılma ne kadar olmuş kontrol ediliyor tabi. Saat 3 gibi yapılan kontrolde ebe hala 2 cm daha deyince neee!? diye haykırasım geldi. İnanamadım. Sancılar düzene girmişti artık, epeyce açılma olması gerekiyordu. Hani hamilelik boyunca yürüyüş yapanların doğumu daha hızlı ve kolay oluyordu? Gebeliğimin son 4 ayı düzenli yürüyüş yapmıştık, hem gebelik şekerim olduğu hem de doğum kolay olsun diye. Arkadaşlarımdan da yürüyüş sayesinde sancının başlaması ve bebeğini kucağına alması 20 dk süren, 2 saatte pat diye doğuranlar, 4-5 cm açılmaya kadar olan süreyi sancı hissetmeden geçirenler gibi ne iç rahatlatıcı hikayeler dinlemiştim halbuki meğer benimki şu "15-20 saat sancı çektim" li doğum hikayelerinden biri olacakmış. 
Sabah 6.20 de başlayan sancı öğleden sonra 3 olduğunda beni aşırı yormuştu. 48 saattir uyumuyor gibi yorgun hissediyordum kendimi. Doğum sancısı yatakta bile çekiyor olsan insanı ciddi anlamda yoruyormuş gerçekten. Artık ağrılara tahammülüm de kalmamıştı. Bu süreci mümkün olduğu kadar müdahalesiz geçirmek istiyordum ama bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim Baktım olacak gibi değil, kahramanlık yapmaya hiç gerek yokmuş diyerek epidural ve suni sanci aynı anda oluyor mu diye sordum ebeye. Oluyor fakat 3 cm olması lazım önce açılmanın dedi. Isyeeaaaan diye bagirmamak için zor tuttum kendimi. Belki de sancılar daha da şiddetlenmemişti, sadece ben yorgunluk ve saatler süren sancılar sonucu olan tahammülsüzlükten dolayı dayanamadım bilmiyorum ama sinirim de bozulmaya başladı. O sıra doktorum kontrole geldi. "Dayanamıyorum artık epidural istedim ama 3 cm olması gerekiyormuş" dedim. Halime acımış olacak ki hayır hayır hemen yapsınlar dedi.
Bir ara suyum geldi ve Güneş hanımın kaka yaptığı anlaşıldı. Stres yaptık tabi bunu duyunca. Hemen nst ye bağlandım. Kalp atışları sürekli olarak düşüyordu, e sancı geldikçe fena oluyorum bebek de strese giriyor tabi. Ömer'in hatırlatmaları ile düzgün nefes aldığımda kalp atışları düzeliyor, ben acıdan nefesi falan unutunca yine düşüyordu.
Epiduraldan hemen önceki kontrolde açılma da 3 cm olmuştu nihayet. Epidural yapıldı rahatladım. Suni sancı da istedim, bir an önce doğurayım artık gücüm kalmadı dedim. Doktor yapmadı, bu sancıları zor geçiriyorsun, ona dayanamazsın dedi. (Bu bilgiyi Ömer'den aldım zira ben hiç hatırlamıyorum doktorun öyle söylediğini) İyi ki de yapmamış ama. 
Ilk doz epiduraldan kısa süre sonra  açılma epey hızlandı. 2. dozu hemen arkasından yaptılar. Bu noktadan sonra zaman kavramını resmen yitirdim. Bir süre dinlendim. Herkes uyu dese de ben sarhoş gibi uzandığım yerden annemle sohbet falan ettim. Açılma 5 cm olduğunda sancıları yeniden hissetmeye başladım, bir doz daha yaptılar ama hiiiç etkisi olmamış gibiydi. Uyuşma var, bacaklarımı falan hissetmiyorum ama acayip bi ağrı, sancı. Öyle böyle değil. Dakika başı ebe gelip kontrol ediyor durum ne diye. Kontrollerden birinde ebe açılmayı kontrol ederken  "dayanamıyorum artık, tahammülüm kalmadı ağrıya, yapamayacam ben, sezeryan yapın alın şunu içimden artık" diyerek acıdan ağladığımı hatırlıyorum. 8 cm olmuşsun, olmaz artık falan diye bir şeyler geveledi ebe. Bir doz daha epidural yapıldı fakat bacaklar yine uyuşuk ağrı yine devam. O sırada saat kaç bilmiyorum. Kısa süre sonra tekrar geldi, yarım saat sonra doğurmuş olacaksın az daha dayan dedi ve gittiii.  Yarım saat mi? Her dakika bana yarım saat gibi geliyor zaten. O saatlerde hislerim tam olarak şu şekilde: Bir daha çocuk falan yapmammmm ne berbat bişey bu doğum. Hayatımın en kötü günü bu vs vs... Halbuki doğum sancılarını çok sakin karşılayacaktım, kızıma kavuşuyorum falan diye kendimi sakinleştirecektim güya 🙄 kız falan aklıma gelmedi "ne olursa olsun bitsin artık şu ağrı" aklımdan geçen tek şeydi. Doğum hiç gözümü korkutmazdı benim hamileyken, meğer çok küçümsemişim kendisini😂
Neyse doğumhaneye aldılar beni, sarhoş gibiyim kafamı zor ayakta tutuyorum, her şey bulanık. Zaten tekerlekli sandalyeye zor oturttular, bacaklar felç epiduralden. Çatala yatırdılar beni. Ömer nerde falan diye söylenmeye başladım. Doktorum daha gelmemiş. Birden epidural yüzünden ıkınamayacağım geliyor aklıma. Evet, sancılar şiddetlendiğinden beri Güneş aklıma ilk kez geldi 🙈 Bu arada nst hala bağlı, doğum bitene kadar da bağlı kaldı. Neyse Ömer geldi, doktor geldi. Bu kısım  cidden cok puslu,.bana ıkın dediler, denedim ama mümkün değil hissetmiyorum hiçbir şey. Karnımdaki ağrı dışında felcim resmen. Çok güzel ıkınıyorsun ama yeterli değil, ebe yardımcı olacak dedi doktor ve ardından ebe resmen üzerime çıktı dirseği ile, doğum sancısı yetmiyor bir de dirsek sancısı çekiyorum. Ikınırken bir de ebenin ağırlığı ile nefesim kesildi. Sanırım toplamda 3 kez ıkındım (ıkınmaya çalıştım) ve o sıra bi bebek ciyaklaması duydum ki Ömer eğilip "sapsarı saçları var" dedi. Baya bi sevinçli geliyordu sesi. Kafamı kaldırıp baktım ama sadece bacakları görebildim. O sıra hemen kesmeyin dediğimi hatırlıyorum. O durumda nasıl hatırladıysam artık:) Doktorla kordon kanı meselesini daha önce konuşmayı neden akıl edemedim hiç bilmiyorum ama birkaç dakika daha geç kesmiş olmasını isterdim. Neyse ne zaman söyledim net hatırlamıyorum ama ebeye hemen göğsüme koyun demiştim. 2 dk kadar sonra koydular göğsüme. Ahh🙏 nasıl güzeldi. Titredim iliklerime kadar. Ama o anı fazla uzatmadılar tabi aldılar Güneş'i. Emzirmek de aklima gelmedi o an. O sırada fotoğraf çekmişler poz bile vermişim ama hiç hatırlamıyorum. Fotoğrafı görünce epey şaşırmıştım.
Herşey bittiğinde kusmaya ve titremeye başladım. Kendimi çok kötü hissettim hiç öyle mutlu falan değildim. Bacaklarım tamamen uyuşuk 3 kişi zor kaldırıp koydu beni sandalyeye. Titreme odaya gidene kadar da geçmedi. Neyse her şey bitmişti. Ağrı kesicilerin gözünü seveyim ya. Ağrı eşiğim öyle düşükmüş ki epidural yapılmamış olsa kesin doğum sırasında bayılırmışım, epidurali yapan şahıs söyledi bunu. Ben de kendimi acıya dayanıklı zannederdim 🙄😂 bir hikayenin daha sonuna geldik:). En kısa şekilde yazmaya çalıştım. Cümleten geçmiş olsun:)

Fotoğraflar için instagram hesabım: https://www.instagram.com/novoluni/  (@novoluni)